“Kat 6 buçuk” Kaptanın Seyir Defteri – 3

İlk yazımda biçim, ikinci yazımda içerik üzerine yazmıştım. Bu yazımda da prova sürecine değineceğim.
Oyuncular ile yaptığım çalışmayı üç ana bölüme ayırdım. Birinci bölüm oyunculara metni vermeden altmetin çalışmaları ve oyuncu mekan, oyunda zaman atlama meseleleri üzerine araştırma çalışmaları yaptık. Aynı zamanda örtük hedefim farklı altyapıları ve tiyatro deneyimleri olan oyuncuların da ortak bir dil konuşabilmesini sağlamaktı. İlk bölüm çalışmaları beklentimin üstünde bir disiplin ve verimlilikle gerçekleşti.
1111.jpg
Bu yazının devamı »

Yorum Ekle

“Kat 6 buçuk” Kaptanın Seyir Defteri - 2

“Kat 6 buçuk” isimli oyunun sahnelemesine dair yazılmış ikinci yazımdır.

İçerik deyince oyunun metninden ve bu metnin yorumlanışından bahsediyorum. Oyunu yazarken beni en çok etkileyen eser Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi “Üç Maymun” olmuştur. Üç Maymun’un senaryo tekniğine baktığınızda filmin anlatılmayan bölümlerinde çok önemli olayların olduğunu görürüz. İşte bu ara bölümlere bırakılan çok önemli olayların devamında yer alan basit yaşantılar ile film dolu dolu ilerler. Çünkü karakterlerin yaşadıklarını görmesek de senaryoda o çok önemli alanların devamında ne olduğunu anlarız. Bu da filmin içini gösterdiğinden çok daha fazla doldurur. Biz izleyici olarak oynanmayan bölümleri kendimiz doldururuz. Kendimiz oynarız o bölümleri. Bu yazının devamı »

Yorum Ekle

“Kat 6 buçuk” Kaptanın Seyir Defteri - 1

Aşağıdaki yazı tıpkı bir önceki projemiz Ada’ da olduğu gibi bir sürecin hikayesidir. Son oyunun son selamı verilene dek sürecek bir arayışın paylaşımıdır. Bu süreci ele alırken samimi ve anlaşılır olmaya çalışacağım. Ve başarabilirsem uzatmadan bölümler halinde oyunun biçimi, içeriği, prova süreci, oyun değerlendirmeleri, oyuncu-seyirci görüşleri hakkında başlıklar halinde bir dizi yazı yayınlayacağım. Ve bu sayfada oyuncularımın, seyircinin de görüşlerini noktasına virgülüne dokunmadan yansıtacağım.
333.jpg
Önce ‘biçim’;
Daha önceki yazılarda burada değindiğimiz için yine üzerinde ayrıntılı durmaya niyetim yok ama çok genel olarak ‘biçimde’ çıkış noktamız şu: Neye alternatif olduğumuz belli, niye alternatif olduğumuz da. Ama alternatifin ne olduğunu söylemek mümkün değil. O bir arayış.
Peki neye alternatifiz? Egemen tiyatro anlayışına. Salon alışkanlıklarına ve tümü olmasa da tümüne yakın çerçeve içinde oynanan oyunlara.
Niye alternatifiz? Tiyatro sevici seyirciye, kolay alıcıya, sorgulamadan izleyenlere. Bu yazının devamı »

Yorum Ekle

Soğuk Festival, Sıcak İzleyici

Aslında başlık soğuk Ankara’nın soğuk festivali olacaktı. Oyuna çıkıp çıkmamayı bile bize düşündürten olayların ardından öyle bir seyirci ile karşılaştık ki yazının başlığı değişti.
Kızılay’da epey uğraştıktan sonra Ekin sahnesini bulduk. Bize ilk saygısızlığı Ankara trafiği yaptı. Ne dekorumuzu indirebildik sağlıklı bir şekilde, ne de kendimizi. Tuhaf Ankara trafiğinden sonra soluklanıp dekorumuzu taşıyıp kendimize geliriz diye düşünürken Ekin tiyatrosundaki salon görevlisi bize suratsız bir karşılama ve asabi uyarılarda bulununca biraz önceki Ankara trafiğini arar olduk. Öyle güzel bir ev sahipliği ile karşı karşıya kaldık ki yıllardır özel tiyatro ve politik tiyatro da önemli bir köşe taşı olarak gördüğüm EkinTiyatrosu bir kişinin saygısız ev sahipliği ile gözümde eriyip gidiverdi. Ardından festival adına bizi karşılamaya gelen öğretmen arkadaş işlerin çok yoğun olduğunu söyleyip 18:30 gibi yeni bir görevlinin geleceğini söyledi ve yanımızdan ayrıldı. Kendi başımıza yemeğimizi yedik ve saat 19:30’a kadar da kimse gelmedi. Oyuna doğru iki genç kız ellerinde çiçek ve bir plaket ile gelip kalamayacaklarını, Oyun Atölyesinin oyununu izlemeye gideceklerini söyledi. Ve plaketi sahnede kendi kendimize verip veremeyeceğimizi büyük bir pişkinlikle sordular! Bu yazının devamı »

Yorum (2)

Samatya Meydanı İzlenimleri

samatya51.jpg
Şehriistanbul çoğunluğu sanat tarihçisinin oluşturduğu bir sivil toplum kuruluşu. Amaçları İstanbul’un tarihi-kültürel dokusunu korumak ve bunu destekleyici işler üretmek. İstanbul Balık Festivali de bu işlerden birisi. Her yıl avlanma yasağının kalktığı Eylül’ün 1.haftası yapılan festivalde Galata köprüsünde balık tutma yarışmaları, balık yeme yarışmaları vb. bir sürü etkinlik yapılırken tarihi Samatya meydanında kurulan sahnede de birbirinden renkli müzik, dans ve tiyatro etkinlikleri düzenlenmekte. Bu yazının devamı »

Yorum Ekle

Haziran Ayından Çocuk Manzaraları

Yaz aylarında tiyatro uykuya çekilmiş gibidir. Tüm seyahatler, koşuşturmalar, insanlar ve insanlar yoktur. Salonlar sessizliklerinde biraz önceki kalabalıktan kulağınıza kalmış insan gürültülerini fısıldar gibidir. Tatlı bir sessizliğin içinde boş ve loş salona bakmak müthiş bir keyiftir. Bir de o salonda güzel bir akşam geçirttiyseniz, en son çıkan olmak büyük gururdur.
Benim tiyatrom ise Haziran aylarında uykusuzdur. İçinde yorgunluk vardır, çünkü içindekiler bir sezonu bitirmiştirler ve salondan gururla çıkmak istemektedirler. Benimle birlikte tiyatro yapanlar bir nefes alıp tekrar kulaç atmak istemektedirler yeni sezonda. Fakat o nefesi almaya vakit bulamazlar. Bu yazının devamı »

Yorum Ekle

Dostum yine yollarda…yine köylerde..

Merhabalar öncelikle yazım geciktiği için üzgünüm. Oyunu izledikten bir gün sonra tatile gittim ve yeni döndüm.
Artık patlamak üzere olan kafamı dinlendirebilmek için güzel bir mola oldu tatil. Sanırım daha da iyi oldu çünkü artık daha toparlanmış bir kafayla geçiyorum klavyenin başına. Bu yazının devamı »

Yorum Ekle

Köy Oyunları Üzerine Kısa Notlar

Aşağıdaki yazı Nilüfer Belediyesi’nin desteği ile köylerde yaptığımız oyunlar ile ilgili değerlendirmeleri içermektedir. nedimbugral@gmail.com

BADIRGA KÖYÜ
• Çocuklar oyun için erkenden yerini aldı. Oyunun tam başında otlamaktan dönen sürüler yüzünden oyunu kesmek zorunda kaldık. Oyunun içinde de yanımızda çalıştırılan bir traktör oyunu böldü.
• Oyun sonu çocuklara kuklalarımzı verdik. Büyük bir ilgiyle kuklalar ile oynadılar ve birbirlerine bizim oyunda kuklalarımızı oynattığımız gibi oynattılar.
• Tüm çocukların oyun sonrası ilgisi görülmeye değerdi. Özellikle kız çocukları daha naif yaklaştı oyun sonrası bize ve oyuncaklarımıza.
• Oyun üzerine geri bildirimlerde Gökhan Sekmen (M.B.G.H.’de oyuncu) kuklaların karakterlerinin daha belirginleştirilmesi gerektiğini, oyuna müzik ekleyerek temposunun arttırılması gerektiğini söyledi.
• Bu yılın ilk köy oyunu olması, dış koşullar oyuna istediğimiz gibi konsantre olmamıza engel oldu. Daha rahat ve eğlenerek oynamalı, oyunu daha çok kesip çocuklara yönelmeliydik. Bu yazının devamı »

Yorum (2)

Cezaevi’nde Oynanan Bir Oyunun Ardından

Aşağıdaki yazıda, 20 Temmuz 2007 tarihinde Bursa E Tipi Cezaevi’nde sahnelediğimiz “Bizden Değilsin” isimli oyunumun organizasyonunda edindiğim izlenimlerim kaleme alınmıştır. nedimbugral@gmail.com


Bu güne kadar farklı oyunlar ve ekipler ile pek çok turne yaptım. Alternatif oyun alanlarında oynadım. Oyun sahneleyeceğim yerde beni neyin beklediğini merak ettiğim çok oyunum olmuştur. Fakat ilk defa bir cezaevinin içinde oyun sahneleyeceğim için çok daha farklı idi Cuma günü kafamdaki sorular. Önyargılarla doluydu. Genelde tersi olur. Oyun oynayacağınız yer ile ilgili hep olumlu hayaller ile gidersiniz ve çoğunlukla bu hayaller gerçeklerle erozyona uğramış bir şekilde yer değiştirir. 20 Temmuz Cuma günü ise bunun tersi oldu.
Bu yazının devamı »

Yorum Ekle

Nuh’un Gemisi

“Nuh’un Gemisi” projesi nedir?
Bursa ve ilçelerinde 2005 yılından beri sürdürdüğümüz alternatif tiyatro yolculuğumuzda sahneleyeceğimiz dördüncü oyundur. Aynı zamanda ayrımcılık meselesinin kukla tiyatrosu ile tartışıldığı üçlemenin ikinci oyunudur.
Biz Kimiz ?
Bu güne kadar içinde bulunduğumuz tüm oyun projelerinde yer alan oyuncu ve yönetmen arkadaşlar Uludağ Üniversitesi Oyuncuları (U.Ü.O.) kökenlidir. Bursa’da öğrencilik, profesyonel tiyatro, veya başka alanlarla meşgul olan insanlar altenetif tiyatro platformunda amatör niyetlerle buluşmaktadır. Projelerini bağımsız bir yapı olarak ele almakta isim ve kimlik kaygısı gözetmeksizin projeleri etrafında yapısını şekillendirmektedir.
Bu yazının devamı »

Yorum (1)

« Önceki Yazı ·